Pages

Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2009 Cumartesi

Ömer Faruk Tekbilek

"manhem, misafirem manhem,
vucud-u şehrimde misafirem manhem,
her köşesi, her köşesi bir bahçem, bir başka bahçem
vucud-u şehrimde
güller, sümbüller, laleler..."
(1999, One Truth, Manhem)

Bir önceki yazıda Enver İbrahim ile ilgili yazarken çokça bahsetmiştim çalıştığı müzik şirketinden. Bu yazıda da Ömer Faruk Tekbilek'in çalıştığı müzik şirketinin bahsi geçecek. Çok ilginç değil mi?

1951 yılında Adana ilinde geliyor dünyaya Ömer Faruk Tekbilek. Erken yaşlarda başlıyor ney ve bağlama derslerine. Ve Türk müziğine olan ilgisi O'nu bir sefere çıkarıyor. Mevlevilik ve sufilikle olan tanışıklığı ise yön veriyor O'na çıktığı bu yolculukta. Ne zaman ki yolu Amerika'ya düşüyor; o ilginç bağlantı çıkıyor karşımıza. Yapımcı Brian Keane ile tanışıyor. Ve "Celestial Harmonies" şirketinden ilk albümünü çıkarıyor. Aynı zamanda bir film müziği olan "Süleyman the Magnificent" albümünde Brian Keane ile çalışan Ömer Faruk aslında daha önceleri "Sultans" adlı bir grupta da çalıyor. Fakat belirttiğim gibi bu şirket bir dönüm noktası oluyor onun için. Dünya çapında çalışmalara imza atıyor, albümleri yüksek talep görüyor, bir çok ödül alıyor ve inatla başka "star"ların dünya çapında tanınıdığı söylense dahi Amerika da en fazla tanınan Türk müzisyen haline geliyor.

Ülkemizde de tanınıyor elbet. Bence en güzel eserlerinden biri olan ama ortaya mal edilen, iştahımın kaçırıldığı bir eserle; "I Love You". Ve muhafazakar kanalların iftar vakitlerinde döndürüp döndürüp çaldığı, ama kimsenin ne parçanın ismini ne de sahibini bildiği eserlerle tanınıyor güzel yurdumda. Oysa "Mystical Garden" albümünde bir "Hasret" vardır ki; sevmeyi, söz olmadan anlattığı "I Love You"dan çok daha güzel anlatmıştır "Hasret"i. Yine aynı albümde "Magic of the Evening" adlı eserin sonunda ise "...bırak sevmeyi güzel kardeşim, Leyladan geçelim..." deyip "...e hadi niye ölmüyorum?" diye sormanız kuvvetle muhtemeldir. Daha bir çok parçası debisi tahmin edilenden yüksek vururken bu "I Love You" nasıl girdi diye sorarsanız müthiş müzik piyasamıza; nostalji kraliçemiz! Muazzez Ersoy ile. Şarkının söz olmadan gayet güzel anlattıklarını "Seni Seviyorum" diyerek katletmiştir kraliçemiz.



Etnik müzik piyasasına girdiğinizde kaldırdığınız hemen hemen her taşın altında rastlamamız mümkün O'na. Son zamanlarda ünü çok hızlı bir şekilde artan İranlı Azam Ali'nin perküsyon ustası Greg Ellis ile kurduğu grup olan Vas'ın "Offerings" albümünde, Sefarad müziğinin en iyi temsilcilerinden "Yasmin Levy"'nin "Mano Suave" albümünde ve kollektif albümler olan "Buddha Bar" gibi serilerde çıkıyor karşımıza Ömer Faruk Tekbilek. Albümlerinde çalıştığı sanatçılardan bazıları ise şöyle; aynı zamanda yapımcısı olan Brian Keane, Michael Askill, Richard A. Hagopian, Steve Shehan, Yair Dalal.


1988 - Süleyman the Magnificent [CELESTIAL HARMONIES]
1990 - Fire Dance [CELESTIAL HARMONIES]
1992 - Beyond the Sky [CELESTIAL HARMONIES]
1994 - Whirling
1994 - Fata Morgana
1995 - Gypsy Fire
1996 - Mystical Garden
1998 - Crescent Moon [CELESTIAL HARMONIES]
1998 - Dance into Eternity, Selected Pieces [CELESTIAL HARMONIES]
1999 - One Truth [WORLD CLASS]
2002 - Alif [ADAMA]
2003 - One [MAGDA]
2005 - Tree of Patience [ALIF]
2009 - Ra Re Elements
2009 - The Butterfly

Son olarak hiç bitmeyecek bir keşif diyebilirim. Her eseri ayrı güzel, her eserininin yaşattıkları ayrı güzel. Tam artık tadına vardım dediğiniz anda yeni bir kapının açılması hiç zor değil. Kimbilir, bir "Aşkın Son Dem*"inden sonra "Hasret" "Kolay mı?" derken; "Neden?*" sorusu takılır belki durduk yere... "Kuşkulu An*"larla dolu "Uzun Bekleyiş*"lere gebedir hayat biraz. O vakitlerde misafir edin kulağınıza müziğiyle dua eden bu üstadı.

* Lost Moments of Love, Why?, Moment of Doubt, Long Wait. Parçaların orijinal isimleri bunlar.


11 Aralık 2009 Cuma

Enver İbrahim

Her hangi bir sözlüğe bakarsak, "Telvin" kelimesinin karşısında renk değiştirme, renkten renge geçme, boyanma veya bunlara benzer bir ifade ile karşılaşıyoruz. Tasavvuftaki anlamı ile ise "halden hale geçmek" olarak çıkıyor "Telvin" karşımıza. Enver İbrahim'in -yani Anouar Brahem- "ECM Records" etiketiyle çıkan, -yine aynı şirkette albümleri bulunan- John Surman ve Dave Holland'ın eşlik ettiği "Thimar" albümünde bu sefer kulak misafiri ediyoruz Telvini...



(2000, Duisburg konseri kaydıdır.)


20 Ekim 1957 doğumlu Tunuslu udi Enver İbrahim; özellikle Arap dünyasında eğlence müziği ile özdeşleşmiş udun, hiç beklenmedik bir yerde karşımıza çıkmasını sağlıyor. Kökleri Afrika'ya dayananan, trompet, saksafon ve trombon gibi enstümanların bolca kullanıldığı cazın içinde uduyla adeta selam durduruyor caz müzisyenlerine. "Barzakh" adıyla çıkardığı ilk albümde, ismiyle karşılaştığımız her albüm ve çalışmada doğduğu topraklardan keşfedilmemiş duygular sunuyor.

Çevrenin değişimini seviyordum diyen İbrahim, ilhamının nereden geldiği sorulduğunda ise; bir yandan göğe yükselir ve daha fazla yer kaplarken, diğer yandan gelişmeye ve köklerini toprağın derinliklerine gömmeye çalışan bir ağaçtan cevabını veriyor.

Çalışmalarında John Surman (bas klarnet, soprano saksafon), Dave Holland (kontrbas) ve Jan Garbarek (tenor ve soprano saksafon) gibi ünlü caz müzisyenlerinin yanında Barbaros Erköse (klarnet), Lassad Hosni (bendir, darbuka), Kudsi Ergüner (ney) gibi etnik kimliği öne çıkan müzisyenler eşlik ediyor. Ve çalışmalarının bu kadar kaliteli olmasında çalıştığı müzisyenler kadar "ECM Records" şirketinin de küçümsenemeyecek katkısı aşikar.

[ECM 1432] 1991 - Barzakh
[ECM 1457] 1992 - Conte De L'incroyable Amour
[ECM 1515] 1994 - Madar
[ECM 1561] 1995 - Khomsa
[ECM 1641] 1998 - Thimar
[ECM 1718] 2000 - Astrakan Café
[ECM 1792] 2002 - Le Pas du Chat Noir
[ECM 1828] 2002 - Charmediterranéen
[ECM 1915] 2006 - Le Voyage de Sahar
[ECM 2075] 2009 - The Astounding Eyes of Rita
[ECM] 2003 - Vague

Hakkında ufakta olsa bir bilgilendirme verdikten sonra şunu söyleyebilirim; dinlerken "bunu yapan insan olamaz" şeklinde nidalar atmama sebep olan bu müzisyen sizi uduyla alır, canınıza kast eder ve sonra klarnetin eline bırakır. Ya da saksafonun bulunduğu girişimde son noktayı koyar. Bulunduğumuz coğrafyadan ötürü hepimizin aşina olup tanıdığımızı sandığımız bu ses, yani udun sesi, bizi aşina olmadığımız duyguların tanımadığımız coğrafyasına bırakıverir "sessizce"...

Eserlerinden çokça tavsiyelerde bulunabilirim. Birkaçı ise; Parfum de Gitane, Nayzak, Conte De L'incroyable Amour, Vague, Kashf, Talwin, Astrakan Café, Leila au Pays du Carrousel, The Astounding Eyes of Rita...


Bununla alakalı yazılar

Related Posts with Thumbnails